Orgazm, belkide Türk kadınının en büyük sorunlarından biridir; bir suçlu aranacak olursa, kendi cinselliğini ötekileştiren ve bunu gümüş tepside sunan kadın kadar kadını kendi zevkleri için bir alet olarak gören erkek de suçludur. Benim için sevişmek bir dans, bir çiftin kusursuz uyumunu içeren bir dans, tek tarafın tatminiyle sınırlı bir zorunluluk değil, yahut keyifin gümüş tepside sunulduğu kutsal bir olgu değil. Asıl soru ise, bu şekilde bir birlikteliği kadınlar mı istiyor? Hemcinsimden olduğundan dolayı utanç duyduğum bu insan döllerini kadınlar mı özellikle eş olarak, sevgili olarak seçiyor?
Didem Demirci, evet adı Didem idi, sevgilim dediği her erkek tarafından bir alet gibi kullanılmış, defalarca aldatılmış bir kadın Didem. İlk tanışmamız aşk denen pislik hakkındaki bir tartışma ile oldu, gerçekler pek de hoşuna gitmediğinden olsa gerek aradan geçen uzunca bir süre boyunca birbirimize yabancı olarak kaldık. Tüm aşklar sevgiyle başlar sözünden olsa gerek, yabancılık yok oldukça birlikte olabileceğimiz olasılığı da kendini gösterdi ve bu olasılık bir süre sonra bir kesinlik haline geldi.
Didem için güzel bir hatun diyemem lakin kendine has bir çekiciliği vardı, kendine has bir duruşu. Onunla birlikte olmaktan pişman değilim, yine de evlenmiş olsak kötü hissedebilirdim, belkide ilerleyen yıllarla daha da uyumlu hale gelecektik onunla. Geçmişe dönüp baktığımda bu düşünceler için çok geç olduğu gerçeği ile bir daha yüzleşiyorum, bedenini kendisinden iyi tanıdığım bu kadının da ruhu hakkında yanıldım ve artık o da geçmişte bir anı.
Geçmiş ve anılar diyordum, evet. Bana taşınmasını ve ilk kez birlikte oluşumuzu hatırlıyorum, bilgisayarı paylaşmakta çektiğimiz güçlükleri, itiraf etmeliyim ki hiç bir şey konusunda olmadığım kadar bencildim bilgisayarımı paylaşmak konusunda. Mükemmel değildim evet, bir kaç kere göğüsleri hakkında söylediğim şeylerden dolayı onu üzdüm de lakin ilişkinin gidişatında bir kaç ufak tümsekti ya da ben öyle düşündüm keza çok güzel olan anılarımız çoğunluktaydı, birlikte yapılan alışverişlerdeki o kahkahalarla dolu anılar yahut her gün onun dahi fark etmediği ufak detaylarla ona yaptığım jestler gibi. Hayatımda sevinen ve üzülen pek çok kadın gördüm lakin kitabının arasına saklanmış olan, en sevdiği çikolatayı, pikolatayı gördüğünde onun yüzünde oluşan gülümsemeyi hiç bir kadında görmedim.
Onunla geçirdiğimiz bu güzel anlar jestler ve alışveriş ile yahut sadece kıyafetler üstünden tenimizin temas ettiği dakikalar değildi. İlk sevişmemizi hatırlıyorum da, yüzünden terler boşalırken o titrek sesiyle seni seviyorum değişi hala net bir şekilde hafızamda. İlk sevişmemiz, onun ilk orgazmıydı, ilk kez titremişti sesi ve içi; erkek ırkından tiksindiğim bir andı. Alexi Zorba'nın da dediği gibi, tatmin olabilecek bir kadını tatmin etmemek, işlenebilecek en büyük günahtır. Erkek ırkı nasıl olmuş da onu sadece bir oyuncak olarak görmüştü. Bedenini, ondan iyi bildiğim bu kadın için, Didem için, yaşadığı bu deneyim, daha sonra yaşayacağı bir çok şeyin ilki olmuştu, kıyafetleri ile yahut onlarsız olarak...
Bir kadın mutluluğa ne kadar dayanabilir, kadın ırkı mutluluğa ne kadar dayanabilir? Çok uzun süre olmasa gerek ki kısa bir süre sonra evin anahtarları ile ona verdiğim kitabı kargo ile yolladı. Aile ziyaretinden hiç dönmedi, dönmeyeceğini bilmediğimi söylesem bu bir yalan olur, bilmiyormuş gibi yaptım lakin, hep yaptığım gibi. Olmayan bir problemi çözmek imkansızdı, kadın ırkının ızdırabı sevmesini bir problem olarak saymazsak tabi. Artık öldürmek istemeyen bu katil için, bir kadına ızdırap çektirerek kendine bağlamak bir seçenek değildi. "Gözüm başkasında iken seninle olamam." sözlerini bir mesaj ile gönderdikten kısa bir süre sonra da ona verdiğim kitap ile anahtarlarımı postahaneden aldım.
Her şey bittikten sonra iletişimde olduğumuz o kısa süre içerisinde kendisine eşya gibi davranan insana geri döndü, sonra başka birinin eşyası oldu. Ben ise biraz daha öldüm, biraz daha sorguladım insan ilişkilerini, kadını ve erkeği. Bir neden aradım, ondan önce gelenlerin de gidişlerinin nedeni olabilecek, kaynağı ben olabilecek bir neden; bulabildiğim tek neden zaten bildiğim şeydi, kadınlar ızdıraptan hoşlanıyordu yani problem bendim, tehlikeli görünen lakin artık tehlikeli olmayan, emekli bir katil.
18 Mayıs 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder